Kalp ameliyatı günümüzden 30 ila 35 yıl kadar önce son derece ciddi sorunlara ve önemli komplikasyonlara neden olan operasyonların başında gelirdi. Komplikasyon oranı son derece yüksek bir ameliyat olmasına karşın son yıllarda teknolojik imkânlardaki ilerlemeler, deneyim ve bilgi konusundaki gelişmeler sayesinde kalp ameliyatı sonrası yaşanması olası pek çok problem çözülerek bir sorun olmaktan çıkarılmıştır. Ayrıca, kalp cerrahisi sonrası hasta bakımında da pek çok ilerleme sağlanmıştır.
Kalp ameliyatı ile ilgili olarak göz önünde bulundurulması gereken önemli noktalardan biri, ameliyat sırasında göğüs kemiğinin kesiliyor olmasıdır. Göğüs kemiğinin kesiliyor olması, özellikle ameliyattan sonra hastalarda normal bir hayat konforuna erişilemeyeceğine dair endişelere neden olabilmektedir. Buna bağlı olarak hastalarda ameliyat sonrası sürece ilişkin endişe ve stres ortaya çıkmaktadır.
İçindekiler
ToggleKalp cerrahisi sonrası hastalar, son derece dramatik bir tedaviye yanıt verir. Ameliyat sonrası alınması gereken önlemleri eksiksiz uygulamaları hâlinde iyileşme süreci hızlı ve ameliyattan sağlanacak fayda yüksek düzeyde olur. Bu önlemler arasında; sağlıklı bir beslenme programı uygulanması, fazla kiloların verilmesi, zararlı yaşam tarzı alışkanlıklarının terk edilmesi, ilaçların düzenli olarak kullanılması, ağız ve genel vücut hijyenine özen gösterilmesi sıralanabilir.
Kalp ameliyatından önceki süreçte hastanın günlük yaşantısında sergilediği performans, ameliyat sonrası iyileşme dönemini etkileyen önemli faktörlerin başında gelir. Çünkü hastanın vücut kasları ne kadar dinamik bir şekilde çalışıyorsa ve hasta kendi gereksinimlerini ne kadar iyi karşılayabiliyorsa, ameliyat sonrası yaşanması olası sorunlarla baş etme potansiyeli de o kadar artacaktır.
Kalp Ameliyatı Sonrası Yara Bakımı
Kalp ameliyatından sonra hastaların yara bakımını çok iyi öğrenmesi ve hangi uygulamaların yaraları ile ilgili zararlı olabileceğini bilmesi çok önemlidir. Özellikle diyetisyen eşliğinde verilen öneriler çok iyi anlaşılmalı, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulmalı, ameliyatı takip eden 6 hafta boyunca egzersizlerin bilinçli bir şekilde yapılmalı ve göğüs kemiği iyi şekilde korunmalıdır.
Reçete edilen ilaçlar sabah, öğle, akşam ve gece ayrımı gözetilerek doğru şekilde ve aksatılmadan kullanılması hızlı ve sağlıklı bir iileşme sürecini tetikleyen unsurların başında gelir.
Kalp Ameliyatı Sonrası İlaç Kullanımı
Kalp ameliyatı sonrası kullanılan bazı ilaçlar bazı besinlerle etkileşime girebilir. Özellikle kullanılan bazı ilaçlar yan etkileri söz konusu olduğunda bazı gıdaların alınmaması gerekliliği göz ardı edilmemelidir. Özellikle kalp kapakçığı operasyonu geçiren hastaların kalp kapakçığının pıhtı yapmaması için kullanılan pıhtı önleyici ilaç nedeniyle K vitamini içeren bazı gıdalar daha az ve kontrollü tüketilmelidir.
Bu bağlamda, bazı komplikasyonları olan ilaçların daha az kullanımı söz konusu olup kalp kapakçığı değişimi yapılan hastalarda kullanımı zorunlu bir ilaç olan Coumadin de bunlardan biridir. Coumadin, karaciğerde K vitaminine bağlı pıhtılaşma faktörlerinin üretimini azalttığından K vitamini bakımından zengin yeşil gıdaların tüketimi kısıtlanmalıdır.
Bu kapsamda üst üste öğünlerde yeşil gıdalar tüketilmemelidir. Tüketileceği durumlarda haftada 2 ila 3 kez ve öğün atlayarak tüketilmesine özen gösterilmelidir. Yeşillik içeren salataların porsiyonu azaltılmalı, özellikle yeşil sebzelerle yapılan porsiyonlar küçültülmelidir.
Ateroskleroz yani damar sertliği kaynaklı damar tıkanlıklığına bağlı gelişen klinik durumlar, risk etkenlerine bağlı olarak farklı ciddiyet seviyelerinde olabilir. Cinsiyet, yaş ve doğumsal bazı hastalıklar değiştirilemeyecek risk etkenleridir. Doğumsal pıhtılaşma eğilimi yaratan hastalıklar önemlileridir.
Kalp ameliyatından sonra hastalar sebze ve proteini rahatlıkla tüketebilir. Mümkün olduğunca kolesterolden ve yağdan fakir gıdalar tüketmek, kullanılacak ilaçların daha iyi etki etmesini sağlayabilir. Bazı antibiyotiklerin özellikle greyfurt suyuyla tüketilmemesi gerekliliği gibi istisnai durumlar da göz önünde bulundurulmalıdır.
Kalp ameliyatından sonra hastalar düzgün beslenmeli, egzersizlerini aksatmamalı ve ilaçlarını düzenli bir şekilde kullanmalıdır. Kesi yerlerinin bakımı özenle yapılmalı, yara bölgeleri temiz tutulmalı ve akciğer problemi olan hastalar, akciğerlerinin dinamik tutulması için kendilerine önerilen egzersizleri düzenli olarak gerçekleştirmelidir. Tüm bu unsurlara gereken özenin gösterilmesi durumunda, hastaların ameliyattan sonra normal hayata geçiş süreci daha kolay olabilmektedir.
Kalp Ameliyatı Sonrası Kilo, Sigara, Kolesterol ve Yüksek Tansiyon
Sigara, kilo, yüksek tansiyon, kolesterol ve şeker hastalığı değiştirilebilir risk etkenleri olarak kabul edilir. Bu faktörlere ilişkin olarak doğru önlem alınması, her gün düzenli olarak egzersiz yapılması, gereksiz endişeden uzak durulması, hobi ve fiziksel aktivitelere zaman ayırılması hâlinde söz konusu değiştirilebilir risk etkenleri minimize edilebilir. Bunlardan kaynaklanabilecek sorunlarla karşılaşılması riski azaltılabilir.
Bazı genetik etkenlere bağlı olarak sorun yaşama oranı yüksek olan hastalar da bulunabilir. Çünkü genetik bazı durumlarda son derece önemli bir rol oynar. Hayatında hiç sigara içmemiş, şeker hastalığı ile ilgili hiçbir problemi olmamış, tansiyonu yükselmemiş 45 yaşlarında birçok hastaya bypas ameliyatı yapılması; genetiğin son risk etkenleri söz konusu olduğunda son derece etkili bir rol oynadığının ispatı niteliğindedir.
