Varis tedavisi, bacaklarda genişlemiş, kıvrılmış ve görsel olarak rahatsızlık veren damarların tedavi edilmesi için uygulanan bir dizi yöntemden oluşur. Bu tedavi, estetik kaygıların yanı sıra, damar sağlığını koruma amacıyla da oldukça önemlidir.
İstanbul varis tedavisi, gelişmiş tıbbi ekipmanlarla, cerrahi olmayan yöntemlerle uygulanmaktadır. Skleroterapi, lazer tedavisi, radyofrekans tedavisi gibi ameliyat gerektirmeyen yöntemler, varislerin tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bu yöntemler sayesinde hastalar, tedavi sonrası hızlı bir şekilde günlük yaşamlarına devam edebilirler. Tedavi süreci, bireysel sağlık durumuna ve varislerin türüne göre farklılık gösterebilir, bu nedenle profesyonel bir hekimle yapılan ön görüşme büyük önem taşır.
Varis Tedavisi Var Mı?

Varis bacaklardaki damarların genişleyerek kötü bir görünüme yol açması durumudur ve bu durum zaman içinde daha da belirginleşebilir. Ancak varis tedavisi kesinlikle mümkündür. Varis tedavisinin amacı, hem estetik hem de sağlık açısından problemin çözülmesini sağlamaktır.
- Varislerin tedavi edilmemesi durumunda, damarlar zamanla şişer.
- Ağrı ve rahatsızlık verebilir, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
- Varislerin tedavi edilmesi, hem görsel olarak daha iyi bir görünüm elde etmeyi sağlar hem de daha ciddi sağlık problemlerini engeller.
Varis tedavisi, çeşitli yöntemlerle yapılabilir. Tedavi, varisin boyutuna, hastanın genel sağlık durumuna ve tercihine göre değişkenlik gösterir. Günümüzde en yaygın kullanılan tedavi yöntemleri arasında skleroterapi, lazer tedavisi, radyofrekans tedavisi ve cerrahi müdahaleler yer alır.
Her biri, farklı varis türleri için etkili sonuçlar verebilir. Dolayısıyla, varis tedavisi var ve bu tedavi seçenekleri, hastanın durumu göz önünde bulundurularak belirlenir.
Varis Tedavisi Nedir?

Varis tedavisi, bacaklardaki genişlemiş ve görünür hale gelmiş damarların tedavi edilmesidir. Varis, genellikle bacaklardaki kanın düzgün bir şekilde yukarıya doğru hareket etmesini engelleyen kapakçıkların bozulması sonucu meydana gelir.
Bu durum, damarların şişmesine, kıvrılmasına ve kötü bir görünüme yol açar. Varis tedavisi ise, bu damarların normal hale getirilmesi, ağrı ve rahatsızlık hissinin ortadan kaldırılması için yapılan işlemleri içerir.
- Varis tedavisinde, hastanın durumu ve varisin tipi belirleyici faktörlerdir.
- En yaygın tedavi yöntemleri arasında skleroterapi, lazer tedavisi ve radyofrekans tedavisi bulunur.
- Bu tedavi yöntemleri, genellikle ameliyat gerektirmeyen, minimal invaziv prosedürlerdir.
- Ayrıca, varis tedavisi sırasında hastalar genellikle anestezi gerektirmeyen uygulamalardan faydalanabilirler, bu da tedavi sürecini daha konforlu hale getirir.
Ameliyat olmadan varisten kurtulmak isteyenler için uygulanabilecek yöntemleri Ameliyatsız Varis Tedavisi Nedir? başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.
Varis tedavisinde başarılı sonuçlar elde edebilmek için erken teşhis ve doğru tedavi yöntemi önemlidir. Uzman bir hekim, yapılacak muayene ve gerekli testler sonrasında en uygun tedavi planını belirler. Bu sayede hastalar, varislerden kurtulabilir ve sağlıklı bir bacak yapısına sahip olabilirler.
Varis Nasıl Oluşur?
Varis oluşumunun birçok farklı nedeni vardır. Gebelik, uzun sürelerle ayakta kalmak, şişmanlık, bazı meslek gruplarında çalışıyor olmak, dar giysiler giyilmesi, yaşlıklık, kabızlık, genetik etkenler, doğum kontrol hapları ve hormon tedavileri nedeniyle varis oluşması mümkündür.
Toplardamar kapakçığındaki yetmezlik sonucu oluşan varis durumunda kan sürekli geriye kaçarak göllenir. Bu durumda damarda basınç artışı ve şişlik meydana gelir. Zaman içinde damarda genişleme arttığı gibi kıvrılmalar görülür.
Toplardamarın herhangi bir seviyesinde varis ortaya çıkması mümkündür. Toplardamara pıhtı atması durumunda da tıkanan damarın gerisinde kanın göllenmesiyle damar genişler ve varis oluşabilir.
Varis Belirtileri Nelerdir?
Dolaşım sistemi rahatsızlıklarından biri olan varisler farklı nedenlerle ortaya çıkmalarına karşın genellikle benzer olumsuz etkilere neden olurlar. Kişi özelinde değişen şikayetler hastanın psikolojik durumunu ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Hastalar genellikle şu belirtilerle doktora başvuruda bulunurlar:
- Bacaklarda mavi mor şişlikler,
- Bacaklarda şişlik ve uyuşukluk,
- Gece krampları
- Bacaklarda ağırlık hissi,
- Ağrı,
- Kaşıntı.
Şikayetler genellikle sabah saatlerinde en az düzeydedir. Uzun süre ayakta durmaya bağlı olarak ya da akşam saatlerine doğru artar. Egzersiz ve bacakları yukarı kaldırmak şikayetleri azaltabilir.
Varislerde Nasıl Tanı Konulur?
Varis özellikle baldırlarda ağırlık hissi ya da dolgunluk, ağrı, şişlik, kaşıntı ve gece krampları gibi yakınmalara neden olur. Bu tür şikayetler halinde doktora başvurulduğunda hastanın tıbbi öyküsü alınır, muayene edilir. Bacak toplardamar ultrasonografi yapılarak sonuçları değerlendirilerek tanı koyulur.
Varis Tedavisinden Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler
Varis sorunu yaşayanların alanında uzman ve deneyimli doktorlara başvurması gerekir. Doktor tarafından varisin şiddeti ve nedeni belirlenir, hasta özelinde en uygun tedavi seçilir.
Bazı ilaçlar kan pıhtılaşmasına neden olarak varislerin kötüleşmesine neden olabilir. Bu nedenle, kullanılan ilaçlar hakkında tedaviden önce doktorun bilgilendirilmesi gerekir.
Varis kan pıhtılaşmasına neden olabildiğinden kan inceltici ilaçların kullanımı sıklıkla tercih edilir. Diğer yandan bu ilaçların yan etkileri ve olası komplikasyonları hakkında doktora başvurmak önemlidir.
Damarların sağlıklı kalmasını sağlamak için beslenme programın yeterli miktarda antioksidan, lif, C ve E vitaminine yer verilmelidir.
Hareketsiz bir yaşam sürdürmek, varislerin ilerlemesine neden olabilen unsurların başında gelir. Bu nedenle, düzenli olarak egzersiz yapmaya ve kan dolaşımını artırmaya özen gösterilmelidir. Bu sayede, varislerin daha hızlı iyileşmesini sağlamak mümkün olabilir.
Varis Tedavisi Nasıl Olur?
Lazer Tedavisi
Varis tedavisi kullanılan yöntemlere göre farklı şekillerde uygulanabilir. Varislerin tedavisinde en yaygın olarak tercih edilen yöntemler arasında lazer tedavisi, skleroterapi ve radyofrekans tedavisi yer alır. Bu yöntemlerin her biri, minimal invaziv tekniklerle gerçekleştirilir ve hastanın iyileşme süresi oldukça hızlıdır.
Lazer tedavisi, varisli damarları yok etmek için yüksek enerjili ışık kullanır. Bu işlem sırasında, lazer ışığı damarların içine yönlendirilir ve damar duvarını hedef alarak damarların yok olmasına yol açar. Lazer tedavisi genellikle küçük damarlar için uygundur ve lokal anestezi ile yapılır.
Skleroterapi

Skleroterapi, varisli damara özel sıvı enjekte edilerek damarların tıkanmasını sağlayan bir tedavi yöntemidir. Zamanla, tıkanan damarlar vücut tarafından emilir ve yerini sağlıklı dokular alır. Bu işlem genellikle daha büyük damarlar için tercih edilir ve kısa sürede uygulanabilir.
Radyofrekans Tedavisi
Radyofrekans tedavisi, damarların iç kısmına ısı enerjisi uygulayarak damarları kapatır ve yok eder. Bu tedavi, özellikle daha büyük varisler için uygundur ve işlem sonrası hastalar hemen günlük yaşamlarına dönebilirler.
Varis tedavisi, genellikle cerrahi müdahale gerektirmeyen, hastanın iyileşme sürecini hızlandıran bir yaklaşımdır.
Tedavi sonrası bazı hastalar, bacaklarında hafif ağrı veya şişlik hissi yaşayabilir, ancak bu durum genellikle kısa sürede geçer. Ayrıca, tedavi sonrasında hastaların bir süre kompresyon çorabı giymeleri önerilebilir.
Varis Tedavisi İstanbul

Varis bireyin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilen ve hafife alınmaması gereken bir sağlık sorunudur. Varis tedavisi farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Bu aşamada önemli olan her hasta özelinde detaylı değerlendirme yapılarak uygulanacak yöntemin belirlenmesidir.
Varis Tedavisi İçin Hangi Doktora Gidilir?
Varis tedavisi için gidilmesi gereken doktor, genellikle damar sağlığıyla ilgili uzmanlaşmış bir kardiyolog veya dermatolog olabilir. Muayenehanemizde Doç. Dr. Macit Bitargil’in kalp ve damar cerrahisi alanındaki uzmanlığı sayesinde, hastaların tedavi süreçlerinde büyük oranda başarı elde edilir.
Hastalar, varis tedavisini başlatmadan önce Muayenehanemizle görüşebilir ve gerekli testleri yaptırarak en uygun tedavi planı oluşturulabilir.
Ayrıca, varis tedavisinde kullanılan yöntemlerin her biri farklıdır, bu yüzden hangi yöntemin en uygun olduğunu öğrenmek için bir uzman hekime danışmak önemlidir.
Ameliyatsız Varis Tedavisi İstanbul
Ameliyatsız varis tedavisi, Muayenehanemizde en son teknoloji ve uzmanlıkla sunulmaktadır. Varis, sadece estetik bir sorun olmaktan öte, ilerleyen durumlarda sağlık problemlerine yol açabilecek bir durumdur.
Bu nedenle, varis tedavisinde cerrahi müdahaleye başvurmadan, hastaların daha hızlı ve konforlu bir şekilde tedavi edilmesi için ameliyatsız yöntemlere büyük bir önem veriyoruz.
Muayenehanemizde sunulan ameliyatsız varis tedavi yöntemlerinde; her hasta için kişiye özel tedavi planı hazırlanır. Tedavi öncesinde yapılan detaylı muayene ve incelemelerle, hastanın durumu analiz edilir ve en uygun yöntem belirlenir.
Bu süreçte, uzman hekimlerimiz, hastanın sağlık geçmişini, mevcut şikayetlerini ve yaşam tarzını göz önünde bulundurarak en etkili tedavi planını oluştururlar.
- Hizmetlerimizdeki özene büyük bir dikkat gösteriyoruz.
- Muayenehanemizde, her tedavi süreci, hasta odaklı bir yaklaşım ile titizlikle takip edilir.
- Tedavi sırasında kullanılan ekipman ve materyaller, en yüksek kalite standartlarına uygun olarak seçilir.
- Ameliyatsız varis tedavisi, genellikle minimal invaziv yöntemler içerdiği için iyileşme süresi oldukça hızlıdır.
- Muayenehanemizde, hastalarımızın rahatlığı ve güvenliği her zaman ön planda tutulur.
- Ayrıca, tedavi sonrası süreçlerde de hastalarımıza özel bakım ve takip hizmetleri sunulmaktadır.
Tedavi süreci sırasında, hastalarımızın her türlü sorusuna yanıt verecek, tedavi süreci hakkında bilgilendirmeler yapacak uzman ekibimiz her zaman yanınızda olacaktır. Muayenehanemiz, hastalarımıza yalnızca tedavi değil, aynı zamanda güvenli, rahat ve sağlıklı bir iyileşme süreci sunmayı amaçlamaktadır.
Varis tedavisi konusunda profesyonel yaklaşımımız, güçlü uzman kadromuz ve modern ekipmanlarımızla, İstanbul’da güvenle başvurabileceğiniz bir merkez olmaktan gurur duyuyoruz. Muayenehanemiz, tedaviye başlamak için sizleri en doğru şekilde bilgilendirerek, sağlıklı ve estetik bir çözüm sunmak için her zaman hazırdır.

Varis Kimlerde Görülür?
Erkeklere oranlara kadınlarda görülme sıklığı daha fazla olan varis hastalığında, aynı zamanda genetik yatkınlık da söz konusu olabilir.
Bunların yanı sıra uzun süre ayakta kalmak, gebelik, menopoz, aşırı kilo, toplardamar tıkanıklığı ve toplardamardaki kapak yetersizliği gibi nedenlere bağlı olarak varis oluşması riski artar.
Varis hastalığının sıklıkla görüldüğü kişiler şu şekilde sıralanabilir:
- Genetik yatkınlığı olanlar
- Sürekli olarak ayakta durmayı ya da oturmayı gerektiren meslek gruplarında yer alanlar
- Gebeler ve/veya doğum kontrol hapı kullananlar
- Fazla kilo sorunu bulunanlar
- Bacaklara yönelik ameliyat ya da kazalara bağlı hasarlara ve travmalara maruz kalanlar
- Karın içi basıncı artıran hastalıklar, trombofilebit ya da tümör gibi bazı hastalıkları bulunanlar
İleri Evre Varis Tedavisi Nedir? Nasıl Uygulanır?
İleri evre varis tedavisi kapsamında uygulanabilecek tedavi seçenekleri aşağıda yer almaktadır:
- Standart ameliyat
- Köpük skleroterapi
- Radyofrekans
- Lazer ablasyon yöntemleri
İleri evre varis tedavisi amacıyla uygulanacak olan yöntem hasta özelinde hastalığın evresi başta olmak üzere çeşitli unsurlara bağlı olarak seçilmelidir. İleri evre varis tedavilerinin temel amacı, kapak yetmezliği olan yüzeysel toplar damarı çıkarmak ya da içinin kapatılmasını sağlama yoluyla venöz yükü ve göllenmeyi engellemektir.
Kapakları çalışmayan damarları çıkarmak ya da kapatmak vücut açısından herhangi bir zarara neden olmaz. Derindeki diğer toplardamarlar, alınan ya da kapatılan yüzeysel toplardamarların görevini üstlenir.
Varis tedavisi amacıyla uygulanan geleneksel yöntem, varisli damarın çıkarılmasına dayanır. Bu tedavi yöntemi zahmetli olmasının yanı sıra iyileşme sürecinin uzamasına da neden olabilir. Skleroterapi diğer bir tedavi yöntemi olarak öne çıkmakla birlikte bu tedavi yönteminde varisin nüks etmesi riski vardır.
Varis tedavisinin ardından iyileşme sürecinde spor yapmak isteyenler için öneriler mevcuttur. Bu konuda bilgi almak için Skleroterapi Sonrası Ne Zaman Spora Başlanabilir? sayfasını inceleyebilirsiniz.
Lazerle varis tedavisi yönteminde damarın içine kateter yerleştirildikten sonra lazer ışını yardımıyla varisli damar yakılır. Radyofrekans yönteminde de aynı şekilde kateter kullanılır. Radyo dalgaları varisli damara kateter aracılığıyla gönderilir. Ortaya çıkan ısı varisli damarı yakar.
Varis Ameliyatı: Cerrahi bir prosedür olan varis ameliyatında sorun yaşanan damar tespit edilir. Ayak bileğine ve kaşığa küçük kesiler atılır. Damar uçları bağlanarak çıkarılır. Geleneksel bir tedavi yöntemi olan varis ameliyatı anestezi altında uygulandığından hasta acı ya da ağrı hissetmez.
Lazer Yöntemi: Kateter ile damara lazer enerjisinin gönderildiği bu yöntem özellikle kılcal damar varislerinden muzdarip hastalara uygulanır. Tedavinin amacı, kılcal damarların yakılması ya da büyük damarlarda damarın içten yakılmasıdır. Genelde tümesan anestezi altında uygulanan lazer yöntemi sayesinde varisli damarların zaman içinde küçülüp kaybolması sağlanabilir.
Radyofrekans Yöntemi: Son yıllarda varis tedavisi amacıyla en sık kullanılan yöntemlerden biri radyofrekans tedavisidir. Genel ya da lokal anestezi altında ve ultrasonografi kılavuzluğunda uygulanır. Uygulamadan sonra ağrı ve morarma görülebilir. Tedaviden optimum fayda sağlamak için doktorun verdiği egzersiz programları düzenli olarak uygulanmalıdır.
Skleroterapi ve Köpük Tedavisi: Skleroterapi tedavisi aynı zamanda iğne tedavisi olarak da adlandırılır. İğne aracılığıyla damarın içine bir ilacın verildiği yöntemin amacı, ilacın damarı dondurması ve etkisiz hâle getirmesidir.
Yalnızca yüzeysel kılcal damarlara uygulanabilen bu yöntem, ana damarlara uygulanamaz. Güncel varis tedavileri arasında en sık uygulanan yöntemlerin başında köpük tedavisi gelir.
Skleroterapide kullanılan ilaç havayla temas ettirilerek köpürtülür. Daha sonra yetmezlik olan damara enjekte edilir. Köpük tedavisi iğne tedavisine göre çok daha az miktarda ilacın kullanılmasıyla uygulanan ve geniş damarlarda hızlıca etki eden bir yöntemdir.
Varis Tipleri ve Çeşitleri
Kılcal, orta boy (retiküler) ve büyük varisler olmak üzere toplam 3 tür varis vardır. Bu varis türlerinden her biri büyüklüklerin ve oluşumlarına göre farklıdır.
- Kılcal Varis: Saç kılı inceliğinde, kırmızı – mor renkli bu damarlar deriden çıkıntı yapmaz. Zaman içinde büyüyüp orta ya da büyük boy varise dönüşmez. Bacaklarda çok küçük bir alanda birkaç tane olabilir ya da her iki bacakta yaygın olarak görülebilir. Yaygın olması hâlinde ağrı, sızlama ve kaşınma gibi şikayetlere neden olabilir. Tedaviyle tamamen kaybolması sağlanabilir.
- Orta Boy Varis (Retiküler Varis): Koyu yeşil – mor renkli ve ciltten hafif çıkıntı yapan orta boy varislerin çapları 2 ila 3 mm arasında değişir. Genellikle dizin arkasında bulunsa da, bacağın her yerinde görülebilir. Tek tek ya da ağımsı yapılan hâlinde olması mümkündür. Kılcal damarlar gibi görüntüleri veya neden olduğu yakınmalar dolayısıyla tedavi edilebilir. Köpük tedavisinin ardından tekrarlanma şansı yok denilecek kadar azdır.
- Büyük Varis: Variköz ven olarak da bilinen büyük varisler ciltten bariz çıkıntı yapar. Çapları 3 mm’den parmak kalınlığına kadar ulaşabilir. Bazı kişilerde belirgin yakınmalara neden olabilirken, bazı kişilerde çok büyük ve belirgin olsalar da şikayete yol açmayabilir. Gerçek bir hastalık olarak değerlendirilen büyük varisler, venöz yetmezliğine bağlı olarak gelişebilir. Kapak yetmezliği olan bu damarlar, dıştan görünen büyük varislerin tamamen yok olmasına yardımcı olur.
Varis Ne Zaman Tehlikeli Olur?
Her hasta özelinde farklı gelişebildiği ve farklı şiddette seyredebildiği için varis ne zaman tehlikeli olur sorusuna net bir yanıt verilemez.
Tedavi edilmediği sürece varisin tehlikeli bir hastalık olduğunu söylemek mümkündür. Diğer yandan hastalığın son evrelerinde poşetleşmiş damarlarda pıhtı oluşumu ve bu pıhtının akciğere gitmesi en tehlikeli evre olarak kabul edilir.
Bunun sonucunda “pulmoner emboli” olarak adlandırılan ölümcül bir rahatsızlık ortaya çıkabilir.
Varis Çorabının Varis Tedavisine Etkisi
Varis çorabı günlük hayatta kullanılan çoraplara göre bacağı daha kuvvetli bir basınçla sarar. Varis çorabının uyguladığı basınç, bacaktaki toplardamarlarda yaşanan göllenmeyle birlikte ağrı ve sızı gibi durumları azaltır.
Varis çorabının iyileştirici bir etkisi olmasa da, mevcut şikayetlerin azalmasına yardımcı olabilir. Varis çorabı kullanmak bacaklarda yaşanması olası pıhtı oluşumunu önler.
Bacaktaki toplardamar genişledikçe damarın içindeki basıncın artması ve varisin daha hızlı genişlemesi söz konusu olur. Varis çorabı giyince varisleşmiş damar dışarıdan kuvvetle baskı alarak kan dolaşımını derin damarlara aktarır ve iç basıncın dengesi sağlanır.
Varis Oluşumu Nasıl Engellenir?
Varisten korunma yolları için yapılması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Uzun süre ayakta sabit durmamaya ve oturmamaya özen gösterin.
- Yolculuk ya da ofiste çalışma gibi uzun süre oturmanızı gereken durumlarda her saat başı kısa yürüyüşler yapmayı ihmal etmeyin.
- Otururken bacak bacak üstüne atmayın.
- Kan dolaşımını engelleyecek kadar sıkı kıyafetler giymeyin.
- Hamam, sauna ve kaplıca gibi sıcak ortamlar damarların genişlemesine ve şikayetlerin artmasına neden olabileceğinden bu tür ortamlarda bulunmayın, bacaklarınızı aşırı ısıdan koruyun.
- Koşu, yüzme, yürüyüş ve bisiklet sürme gibi düzenli egzersizler yapmaya özen gösterin. Bu sayede baldır kaslarınız çalışır, kanın pompalanması ve bacaklarda birikmesinin önlenmesi sağlanır.
- Bacaklarınızdaki yükü azaltmak için ideal kilonuzda olmaya özen gösterin.
- Ayakta durmayı gerektiren bir mesleğiniz, ailenizde varis öyküsü ya da yeni başlamış varisler gibi varis gelişimine neden olabilecek riskli durumlarınız varsa, en azından diz altı seviyesine kadar uzanan düşük basınçlı koruyucu varis çorapları kullanabilirsiniz.
- Karın içi basıncının artmasını ve bacaklarda kanın göllenmesini önlemek için kabızlığa neden olabilecek yiyeceklerden uzak durmalısınız.
Varis Tedavisi – Hastalıkları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Varis Ne Zaman Tehlikeli Olur?
Varis estetik açıdan rahatsızlığa neden olmasının yanı sıra dolaşımı etkileyen, derin toplardamar tıkanıklıkları ile akciğerlere pıhtı atılması gibi sorunlara neden olabilen ciddi bir sağlık problemidir. Varis tedavisine ne kadar erken başlanırsa tıbbi ve kozmetik başarı o ölçüde başarılı olur. Ana toplardamarda bulunan, orta ve büyük evredeki damar genişlemeler ağrı, kaşıntı, yorgunluk ve kramp gibi sorunlara neden olabilir. Varisin en tehlikeli olduğu durum damarda pıhtı oluşmasıdır. Bu tür durumlarda en çok karşılaşılan ve büyük risk doğurdan, akciğere pıhtı ya da vücutta farklı yerlerde pıhtının tıkanmaya neden olmasıdır.
Varis Ağrısı Nerelere Vurur?
Varis hastalığına bağı olarak ortaya çıkan ağrılar genellikle ilk olarak bacaktan başladıktan sonra baldırlara ve ayaklara kadar inmesi söz konusu olabilir. Bazı hastaların aynı zamanda diz kapağının üzerinde varis ağrısı hissetmesi de görülebilir. Dolgunluk ve yorgunluk şeklinde görülebilen varis ağrısı kramp şeklinde de olabilir. Ayakta durmakla belirginleşir ve çoğu hastada akşam saatlerine doğru artar. Dinlenmek ve bacakları yukarı kaldırmak varis ağrısının geçmesini sağlayabilir. Varis ağrısı geçmiyorsa pıhtı riski değerlendirilmelidir.
Bacaklardaki Varislere Ne İyi Gelir?
Varis bacaklarda ağrı, şişlik ve ciltte renk değişimi gibi sorunlar yaşanmasına neden olabilir. Gün içinde hasta ayakta durdukça yoğunlaşan varis ağrısını gidermenin en etkili yolu doğru varis tedavisinin vakit geçirmeksizin uygulanmasıdır. Bacakları her gün düzenli olarak ve yaklaşık 30 dakika boyunca kalp hizasından yükseğe kaldırarak dinlendirmek ve varis çorabı kullanmak gibi hastanın konforunu artıracak geçici çözümlere başvurulması mümkündür. Hasta özelinde belirlenen tedavi yönteminin uzman bir doktor tarafından onaylanması varis sorunu için kalıcı çözümdür.
Kaç Çeşit Varis Hastalığı Var?
Varis bacaktaki toplardamarların genişlemesiyle ortaya çıkan ve hasta özelinde farklılık gösterebilen bir sağlık sorunudur. Varisin büyük boy varis, orta boy varis ve küçük boy varis yani kalın varis, orta varis ve ince varis olmak üzere farklı çeşitleri vardır. Bazı hastalarda varisin tek bir çeşidi varken bazı hastalarda birden fazla varis çeşidinin ya da tüm çeşitlerin görülmesi mümkündür. Varisler kılcal damarlardaki morarmalar olarak görülebileceği gibi ileri dönemlerde görünüm olarak belirginlik kazanabilir, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilirler.
Varis Nasıl Yok Edilir?
Bacaklarda ağrı, yanma, kramp ve sızlama ile karakterize varisin diğer belirtileri arasında ciltteki renk değişikliği, kaşıntı, damarların cilt yüzeyinde kabarması ve bazı durumlarda kanama olması sayılabilir. Tedavi edilmediği halde %20 olasılıkla ülsere dönüşebilen varisin erken dönemde tedavi edilmesi önerilir. Varis tedavisi; cerrahi prosedür, lazer, radyo frekansı, zamk ile varis tedavisi ve skleroterapi ile varis tedavisi şeklinde gerçekleştirilebilmektedir. Tedavinin başarısı her hasta özelinde belirlenen en uygun tedavinin uzman ve deneyimli doktorlar tarafından uygulanması ile sağlanabilmektedir.
Genç Yaşta Varis Neden Olur?
Genç yaşta varis oluşumuna neden olan faktörlerin başında genetik yatkınlık gelir. Genetik olarak bacak damarlarının varisleşmeye müsait olması, özellikle uzun süreler boyunca ayakta durmayı gerektiren öğretmenlik, askerlik, polislik, kuaförlük gibi çeşitli mesleklerin yapılması hâlinde damarlar daha hızlı varisleşebilir. Bunun nedeni, kirli kanı yukarı doğru yönlendirme görevini üstlenen damarlar olan toplardamarların içinde kirli kan uzun süre beklediğinde, genişlemeye müsait damarların daha da fazla genişlemesidir. Buna ek olarak karın içi basıncın artması ve bacaklara aşırı yüklenme de bu damarların varisleşmesine neden olan faktörler arasında sıralanabilir.
Varis Ağrısına Ne İyi Gelir?
Varis bacak toplardamarlarında görülen bir sağlık sorunudur. Ayrıca bacaklarda ve ayaklarda ciddi düzeyde ağrıya neden olabilir. Ağrıya bağlı olarak varis hastası olan kişilerin gece uykuları olumsuz yönde etkilenebilir, hatta gündüz ayakta kalma konusunda ciddi engeller ortaya çıkabilir. Varis ağrısına iyi gelen bazı uygulamalar sayesinde hastaların konforu artırılabilir. Bu kapsamda; ayakları soğuk suyla yıkamak, varis çorabı giymek ve ayakları kalp seviyesinden 20 ila 30 cm yukarı kaldırmak fayda sağlayabilir. Ayrıca dar pantolon giymemeye ve bacak bacak üstüne atmamaya özen gösterilmelidir.
Varis Çorabı Ne İşe Yarar?
Varis çorabı; bacaklardaki kan dolaşımını iyileştirme, varis gibi damar sorunlarını önleme ya da tedavi etme amacıyla tasarlanan özel bir çorap olma özelliğine sahiptir. Genellikle sıkı yapılı olan varis çorapları, bacaklardaki kanın daha etkin bir şekilde kalbe dönmesine yardımcı olur. Özellikle uzun süre ayakta duran ya da oturan kişiler, gebeler ve varis gibi damar rahatsızlığı bulunan kişiler için fayda sağlayabilir. Aynı zamanda varis çorabı kullanmak bacaklardaki ağrının, şişliğin ve yorgunluğun azaltılmasına katkıda bulunabilir.
Varis Kremle Tedavi Edilir mi?
Varis, venöz yetmezlikten kaynaklanan bir hastalıktır. Bu nedenle varis kremle tedavi edilemez. Kremlerin, losyonların ya da uçucu yağların arızalı damar valflerini düzeltmesi söz konusu olamaz. Bu tür tropikaller yalnızca cilt yüzeyini nemlendirir. Bunun dışında varisleşmiş damarları düzeltmesi gibi bir olasılık söz konusu değildir. Diğer yandan piyasada şişmeyi azaltma amacıyla cilt yüzeyine uygulanan tıbbi kremler bulunur. Reçeteyle satın alınabilen bu kremlerin büyük bir kısmı, cilt dokusunu iyileştirmeye ve kaşıntıyı azaltmaya yardımcı olur. Ancak, sorunun kökten çözümlenmemesi, kremlerin uzun süreli kullanılması gerekliliğine neden olabilir.
Varisler Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Varis tedavi edilmezse ilerleyerek hayatı tehdit edecek riskler doğmasına neden olabilir. Bunun sonucunda hastanın yaşam kalitesi olumsuz yönde etkilenir. Hastada oluşan sürekli bir ağrı ve ağırlık hissinin yanı sıra bacaklarda yaralar meydana gelebilir. Ayrıca varis içinde pıhtı birikmesi nedeniyle damar tıkanıklığı meydana gelebilir. Oluşan pıhtı derin ven trombozuna neden olabileceği gibi olduğu yerden kopması ve akciğer damarını tıkaması riski de vardır. Bu durum pulmoner emboli yani akciğer embolisi olarak adlandırılır. Bu tür durumlarda hastalar genellikle çok şiddetli göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle hastaneye başvurur.
Varis Kendiliğinden Geçer mi?
Hayır, varisler kendiliğinden geçmez. Varislerin ortadan kalkması için hastada bulunan varis türüne göre uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir. Varis türüne göre doğru tedavinin belirlenmesi, bu tedavinin alanında uzman ve deneyimli bir doktor tarafından uygulanması; varis tedavisinin başarısını artıran unsurlar arasında sayılabilir. Her ne kadar hastaların sağlığını ve konforunu korumak adına temel öncelik varis oluşumunun önlenmesi olsa da, varis oluşumu görülen hastalarda varis sorununun ilerlemesini engelleyecek önlemler almaya özen gösterilmelidir.
Varis Tedavisinde Köpük Skleroterapisi Nasıl Uygulanır?
Skleroterapi olarak bilinen varis köpük tedavisi, bacaklarda ya da ayaklarda görülen küçük ve orta büyüklükteki varislerin tedavisi amacıyla uygulanır. Köpük skleroterapisi kapsamında özel bir ilaç köpürtülür, daha sonra varisli damarın içerisine enjeksiyon yapılır. Damarın içerisine enjekte edilen köpük, varisli damarın içindeki kanın pıhtılaşmasını ve damarın zaman içerisinde iyileşmesini sağlar. Lokal anestezi altında uygulanan prosedür hastanın günlük yaşantısında kesintiye neden olmaz.








