Günlük yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıklardan biri olan varis, altında yatan birçok nedenden ötürü meydana gelebilmektedir. Oluşumundan kısa bir süre sonra yalnızca görüntü olarak rahatsız verici olan bu durum, ilerleyen zamanlarda kişide ağrı ve benzeri şikayetlerin oluşmasına neden olabilmektedir.
Varis ağrısından emin olmak için öncelikle bu rahatsızlık hakkında kapsamlı bir şekilde bilgi sahibi olunması gerekmektedir. Basit tabiriyle bacaklardaki toplardamarlarda meydana gelen venöz reflü sonucunda kirli kanın kalbe dönüşü sırasında yaşanan aksaklıklar, varisin oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Kirli kanın atılabilmesi için akciğerlerden kalbe geri dönmesi gerekmektedir. Ancak varisle birlikte toplardamarlardaki kan, damarlardaki kapakçıkların bozulmasından ötürü geri kaçmaya başlamaktadır. Böylece toplardamarlarda oluşan basınç, bölgeyi deforme etmektedir. Deforme oranı arttıkça kaçak sayısı daha da artmakta ve böylece süreç kısır döngüye girmektedir. Böylece varis ağrısı adı verilen çeşitli huzursuzluklar, kişinin günlük yaşamını negatif anlamda etkileyebilmektedir. Varis, erkeklere nazaran özellikle kadınlarda daha sık görülmektedir.
İçindekiler
ToggleVaris Ağrısı Neden Olur?
Varis ağrıları, birçok nedenden dolayı meydana gelebilmektedir. Kişinin uzun süre ayakta kalması, hamilelik süreci, obezite veya hormon tedavileri, varis ağrılarına neden olan faktörler arasında gösterilmektedir. Bunun yanı sıra genetik faktörler nedeniyle de varis ağrıları görülebilmekte ve aynı zamanda kişinin günlük yaşam alışkanlıkları da buna zemin hazırlayabilmektedir. Örneğin çok dar elbise giymek zaman içerisinde damardaki basınçların artmasına ve şişliğe yol açabilmektedir. Varis ağrıları çok diz ve bacak arasında yer alan kısımlarda görülebilmektedir. Genellikle hareketsiz yaşam sürdüren kimselerde daha sık görülebilen varis ağrıları, çeşitli yöntemlerde hafifletilebilmekte veya tedavi edilebilmektedir.
Varis belirtileri genel olarak şu şekilde sıralanmaktadır;
- Bacaklarda gözle görülebilen mavi damarlar
- Bacaklarda ağırlık hissi ve şişlik
- Bacaklarda kaşınma, uyuşukluk ve kramp
Varis Ağrısı Nasıl Ayırt Edilir?
Bacakta meydana gelen her ağrı, varis kaynaklı olmayabilir. Bacakta oluşan ağrılar, çeşitli nedenlerle meydana gelebilecekleri gibi doğal olarak varisten dolayı da oluşabilmektedir. Örnekle açıklamak gerekirse yanlış ayakkabı seçimi, kısa vadede kişinin önce ayaklarını ve daha sonra bacaklarını ağrıtabilmektedir. Siyatik rahatsızlığı da yine bacakta ağrılara neden olabilmektedir. Onlarca sebepten ötürü bacak bölgesinde ağrı oluşabilmektedir. Varis ağrısıyla çok karıştırılan rahatsızlık genellikle ankilozan spondilittir. Halk dilinde yaygın olarak “kamburluk” olarak bilinen rahatsızlık, özellikle sırt ve bacak bölgesinde şiddetli ağrılara neden olabilmektedir. Eğer varis ağrısından şüphe duyuluyorsa mutlaka uzman bir hekimden görüş alınması gerekmektedir. Farklı hastalıkların belirtileri ile karıştırıldığında varis rahatsızlığının tedavi edilme süreci de aynı oranda gecikebilmektedir.
Varis Ağrısıyla Birlikte Hangi Sorunlar Görülür?
Varisin belirgin özelliği bacak bölgesinde günlük hayatı olumsuz etkileyecek derecede ağrılara sebep olmasıdır. Bununla beraber birçok belirtinin de eşlik edebildiği varis ağrıları, kaşıntı, kramp veya ciltte renk değişimleri gibi sorunlarla birlikte görülebilmektedir.
- Kaşıntı: Varis rahatsızlıklarında çok görülen belirtilerden biri de kaşıntı problemidir. Bacaklardaki toplardamarlarda biriken kinli kanlar, zaman içerisinde kişinin cildinde aşırı kaşıntıya sebebiyet verebilmektedir. Bu kaşıntılar o kadar artabilmektedir ki kişi bacağını kaşımaktan kanatabilmektedir. Varis ağrılarının sebep olduğu kaşıntılar, geçici olarak ilaçlarla çözülse de ilerleyen zamanlarda bu belirtiler kendisini tekrar gösterebilmektedir.
- Kramp: Varis hastalığında yaygın olarak görülen bir diğer belirtilerden biri de kramplardır. Kramp, birçok nedenden dolayı oluşabileceği gibi varisli bölgede de sıklıkla görülebilmektedir. Varisli bacakta oluşan kramp, biriken kirli kanın doğru bir şekilde tahliye edilememesi ile ilgili bir sonuçtur. Bu nedenle sabah bacakların dinlenmiş olması yerine ağrılarla uyanılması varis hastalarına göre olağan bir durum olarak kabul edilmektedir.
- Ciltte renk değişimi: Varis hastalığı uzun vadede bacakta kirli kanın birikmesi sonucunda cilt yüzeyinde çeşitli renk değişikliklerine neden olabilmektedir. Bu renk değişimleri genellikle koyu tonlara doğru ilerlemektedir. Eğer varisli bölge kahverengi renge dönmeye başlamışsa hastalığın ciddi boyutlara ulaştığı anlamına gelmektedir.
- Kanama: Varis hastalığındaki uç seviyelerden biri de durumun artık kanama boyutuna gelmiş olmasıdır. Toplardamarlarda fazlaca biriken basınç, zaman içerisinde sızıntı yaparak kanamalara neden olmaktadır. Böyle bir durum görüldüğünde hemen tampon ile ilgili bölgeye baskı yapılması gerekmektedir.
Varis Ağrıları Nasıl Tedavi Edilir?

Varis ağrıları, ilk etapta kişiyi çok zorlamasa da ilerleyen zamanlarda dayanılmaz boyutlara gelebilmektedir. Sürecin ilerlememesi adına varis şikayetinin yaşanmasını takiben mutlaka uzman görüşüne başvurulmalıdır. Kozmetik şikayetlere eşlik eden kramp, şişlik, ağrı ve kronik yorgunluk gibi belirtiler, varis hastalığının zaman içerisinde akciğere pıhtı atmasına neden olabilmektedir. Bunun için varis rahatsızlığının mutlaka kontrol altına alınması gerekmektedir.
Varis ağrıları, çeşitli yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Cerrahi yöntemler başta olmak üzere radyofrekans, yapıştırma veya skleroterapi gibi farklı tedavi şekilleriyle varis rahatsızlığı kısa sürede ortadan kaldırılabilmektedir. Bunun için öncelikle kişinin detaylı bir şekilde muayene edilmesi gerekmektedir. Varis ameliyatı sırasında, sorunun yaşandığı damar tespit edilmekte ve hemen sonrasında ilgili damar uçları bağlanarak çıkarılmaktadır. Anestezi altında gerçekleştirilen bu işlem, uzun yıllardır uygulanmaya devam etmektedir. Bir diğer sık kullanılan yöntem ise lazer işlemidir. Damar içerisine kateter eşliğinde lazer enerjisi gönderilerek kılcal veya büyük damarlar, içeriden yakılmaktadır. Böylece varis rahatsızlığı kişide zaman içerisinde azalarak tamamen kaybolmaktadır. Kişiye uygun tedavi yöntemi, yapılan muayeneden sonra hekim ile hasta arasında alınan ortak karar neticesinde belirlenmektedir. Bu noktada mutlaka uzman görüşü alınmalı ve hekim tarafından yapılan uyarılara özen gösterilmelidir.