Hızlı tanı koyulmaması ve müdahale edilmemesi durumunda hayati risk teşkil eden bir durum olabilen abdominal aort anevrizması; karına, pelvise, bacaklara ve vücudun diğer tüm kısımlarına kan sağlayan ana arter olarak bilinen aortun alt diğer bir deyişle abdominal kısmının genişleyip balonlaşma yapması ile karakterizedir.
Aort, insan vücudundaki en büyük damardır. Yırtılmış ya da patlamış bir aort anevrizması, ciddi boyutta kanamalara neden olarak ölümcül komplikasyonlara yol açabilir. Hassas ve zayıf bir yapıda olması nedeniyle anevrizmaların yırtılma riski fazla olabilir. Bu nedenle, anevrizmaya erken tanı konulmalı ve tedavisi ihmal edilmemelidir. Uygulanabilecek tedavi protokolü; anevrizmanın boyutuna, yerleşimine ve büyüme hızına bağlı olarak sürecin gözlemlenmesinden acil cerrahi müdahaleye kadar değişebilir.
Abdominal aort anevrizması, rüptüre olana dek genellikle hiçbir semptoma neden olmaz. Karında aort anevrizması belirtileri çok şiddetli olmayabileceği için tanı konulması gecikebilir. Abdominal aort anevrizmasında sık görülen semptomları şu şekilde sıralayabiliriz:
- Şiddeti azalmayan karın, sırt ya da bacak ağrısı
- Karın bölgesinde kalp atışı gibi nabız hissedilmesi
- Soluk, nemli ve soğuk bir cilt
- Baş dönmesi, bayılma ve bilinç bulanıklığı
- Yüksek nabız
- Bulantı ve kusma
- Mide ağrısı
- Nefes darlığı
- Karın bölgesinde hissedilen, bele ya da bacaklara vurabilen şiddetli ve yırtılır tarzda ağrı
Aniden başlayan ve çok şiddetli hissedilen ağrılarda vakit geçirmeksizin sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Abdominal aort anevrizmasına bağlı olarak görülen başlıca komplikasyonlar; aort direksiyonu (aort duvarının tam kat ya da tek tabaka olarak yırtılması) ve anevrizma rüptürüdür. Yırtılma ve şiddetli kanama riski, anevrizmanın büyüklüğüne ve büyüme hızının ne kadar yüksek olduğuna göre değişebilir. Yırtılma hissi şeklinde tanımlanan ani, sürekli ve yoğun karın ve sırt ağrısı, düşük tansiyon ve hızlı nabız, aort anevrizmasının yırtıldığına dair belirtiler olabilir.
Abdominal Aort Anevrizması Nedir?
Atardamar duvarındaki zayıflık sonucu oluşan bölgesel genişleme, anevrizma olarak adlandırılır. Atardamarların içindeki yüksek basınç ve yüksek kan miktarı dolayısıyla kan damarlarının çapı genişleyebilir ve ileri dönemde yırtılabilir. Abdominal aort anevrizması diğer bir deyişle karında aort anevrizması, vücuttaki büyük arter olan aortun karında yerleşim gösteren kısmındaki genişleme ve balonlaşmayı tanımlamaktadır.
Aort anevrizmalarının aort seyri boyunca herhangi bir yerde yerleşim göstermesi mümkündür. Büyük bir kısmı ise aortun karın bölgesindeki abdominal kısımda olur. Karındaki ana damarın duvarının zayıflaması sonucu genişleyerek balonlaşması şeklinde tanımlanabilen abdominal aort anevrizmasında, damardaki balonlaşmaya bağlı olarak damarın duvarı incelir. Belirli bir genişleme sonucu damarda yırtılma oluşması riski doğar. Anevrizmada karşılaşılabilecek önemli sorun, yırtılmaya bağlı iç kanama meydana gelmesidir.
Karındaki aort damarının normal çağı 3 cm’den küçük olmakla birlikte, damar çapının 3 cm’yi aşması durumunda balonlaşma ya da anevrizma varlığından söz edilebilir. Diğer yandan 3 cm’den biraz daha geniş olması, kanama açısından ciddi bir risk olduğu anlamına gelmez. Abdominal aort anevrizmasının 5,5 cm çapa ulaşması durumunda tedavi gerekliliği doğsa da, bazı özel durumlarda daha küçük çapa sahip anevrizmaların tedavi edilmesi zorunluluk hâline gelebilir.
Abdominal aort anevrizmasının gelişmesine neden olan temel etkenler şu şekilde sıralanabilir:
- Kan damarlarının iç kısmında, kolesterol, yağ ve bazı zararlı maddelerin birikip plak meydana getirmesiyle damar çapında daralma, darlık bölgesinin gerisinde anevrizma, damar tıkanıklığı ve kalp krizi meydana gelebilir.
- Aort duvarında zayıflama ve hasara neden olarak anevrizma gelişimine zemin hazırlaması, yüksek tansiyonun uzun vadede karşılaşılabilecek tehlikeli komplikasyonları arasında yer alır.
- Damarsal hastalıklar ise damar duvarlarında iltihaplanmaya ve buna bağlı fonksiyon kayıplarına neden olabilir.
- Nadiren karşılaşılan bir durum olmasına rağmen bazı bakteri ya da mantar enfeksiyonları aortta yerleşerek damarın duvar yapısını bozabilir ve anevrizmaya neden olabilir.
- Araç içi ve dışı trafik kazaları gibi özellikle yüksek enerjili travmalara bağlı olarak abdominal aort anevrizması görülme olasılığı yüksektir.
- Aort anevizması için bilinen güçlü risk faktörlerinden biri sigara kullanımıdır. Tütün kullanımı, arterlerin duvar yapısındaki yapısal proteinlerde hasar ve kayba yol açar, damar duvarını zayıflatır, anevrizma ve rüptür gelişmesi riskini artırır.
- Abdominal aort anevrizması için zemin hazırlayan faktörlerden biri de yaştır. 65 yaş üzerinde riskin arttığı bilinir.
- Erkeklerde aort anevrizması görülme riski kadınlara göre daha yüksektir.
- Özellikle birinci derece akrabalarda abdominal aort anevrizması öyküsü bulunması, genetik geçişe neden olabilir.
- Obezite ve yüksek kolesterolle birlikte yüksek trigliserit düzeyine bağlı olarak damar yapısı bozulabilir ve anevrizma görülebilir.
Abdominal Aort Anevrizması Tanısı Nasıl Konulur?
Abdominal aort anevrizması genellikle semptoma neden olmaz ve tanısı çoğu zaman tesadüfen konulur. Farklı nedenlerle yapılan muayene ve testler sırasında henüz yırtılmamış abdominal aort anevrizmaları teşhis edilebilir. Karın damar hastalıkları ve abdominal aort anevrizması tanısı için tercih edilen belli başlı görüntüleme yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:
- Abdominal ultrason ses dalgalarının kullanılması yoluyla, vücut içinin hızlı ve ağrısız bir şekilde görüntülenmesini sağlar. Aort anevrizması rüptürü, abdominal ultrason ile sıklıkla tanınabilir.
- CTA yani 3 boyutlu bilgisayarlı tomografi anjiyografi, abdominal ultrason ile anevrizma görülen ya da şüphelenilen hastaların yönlendirildiği bir görüntüleme yöntemidir. Bilgisayarlı tomografi anjiyografi, kontrast madde ile uygulanan bir prosedürdür. Bu nedenle böbrek yetmezliği gibi durumlarda dikkatle uygulanmalıdır. Bu yöntem sayesinde anevrizmanın tam olarak yeri, boyutu ve şiddeti görüntülenebilir.
Abdominal Aort Anevrizması Tedavisi
Abdominal aort anevrizmasında uygulanacak tedavi yöntemi, anevrizmanın yerine ve boyutuna göre değişiklik gösterebilir. 5 cm’den daha küçük çağlı anevrizmalarda rüptür gelişmesi riski daha düşük olduğundan her zaman acil tedavi gerekliliği doğmayabilir.
Abdominal aort anevrizması tanısı konulmuş, ancak risk faktörlerine ve doktor değerlendirmesine bağlı olarak izlem planlanmış vakalarda dikkatli olunmalıdır. Söz konusu durumlar şu şekilde sıralanabilir:
- Anevrizmanın boyutunun takip edilmesi ve büyüme hızının tespit edilmesi için belirli aralıklarla ultrason yapılması
- Kan basıncının düşük ve düzenli bir seyir izlemesinin sağlanması, gerekli görülen durumlarda reçete edilen ilaçların düzenli olarak kullanılması
- Sigaradan ve sigara içilen ortamlardan uzak durulması
- Hareketli bir yaşam tarzının benimsenmesi ve kilo kontrolünün sağlanması
- Sağlıklı ve düzenli bir beslenme programı uygulanması, ateroskleroz riskinin minimize edilmesi için kolesterol düzeyinin düşük tutulması
- Alkol kullanılmaması
Herhangi bir ilacın, takviye edici gıdanın ya da bitkisel karışımın, mevcut bir anevrizmayı yok etmesi söz konusu değildir. Bu nedenle, söz konusu tedbirler sadece aort anevrizmasının büyümesini önlemeyi ve rüptür riski yüksek olanlarda abdominal aort anevrizması planlaması yapılmasını sağlamayı amaçlar.
