Bir damar hastalığı olan varis hastalığının teşhisi kolayca konulabilir. Hemen hemen her doktor kişide varis olduğunu ilk bakışta fiziki muayene ile anlayıp teşhis koyabilir. Ancak önemli olan varis teşhisinin konulması değildir. Esas kritik nokta, venöz yetmezliğin hangi damarda oluştuğunu ve damardaki genişlemenin boyurunu tespit ederek doğru tedavi yöntemini belirlemektir. Bunun için yapılması gereken ise kalp ve damar cerrahisi uzmanlarına gitmektir.
Kalp ve damar cerrahisi uzmanları, kalp ve damar sağlığı ve hastalıkları ile ilgilenir. Varis hastalığı da toplardamalarlarda meydana gelen bir hastalık olduğu için kalp ve damar cerrahlarının uzmanlık alanına girer.
İçindekiler
ToggleVaris Nedir?
Varis, basit şekliyle cildin yüzeyine yakın, genişlemiş ve kıvrımlı damarlar olarak tanımlanabilir. Genellikle bacaklarda görülmesine karşın vücudun diğer bölümlerinde de oluşabilir. Dolaşım sistemiyle ilgili bir problemden kaynaklanan varis, hem estetik açıdan hem de sağlık açısından sorun yaratabilir.
Varisli damarlar bükülmüş ve genişlemiş damarlar olma özelliğine sahiptir. Herhangi bir yüzeysel damarın varisli hâle gelmesi mümkün olsa da, bacak damarları varisten çok etkilenen damarlar olarak bilinir. Bunun nedeni, ayakta durmanın ve dik yürümenin, alt vücuttaki damarlara uygulanan basıncı artırmasıdır.
Varisli damarlar ve örümcek damarlar, pek çok kişi için sadece estetik kaygılara neden olan bir sorundur. Ancak varisli damarlar bazı kişilerde ağrı ve rahatsızlığa yol açabilir. Zaman zaman daha ciddi sorunlarla karşılaşılması riski de vardır.
Varis Neden Olur?
Zayıf ya da hasarlı valfler nedeniyle varisli damarlar ortaya çıkabilir. Atardamarlar vücuttaki kanı kalpten geri kalan dokulara taşır ve toplardamarlar kanın vücuttan kalbe geri dönmesini sağlar. Kanın kalbe geri dönmesi sırasında bacaklardaki damarlar yerçekimine karşı çalışmak zorundadır.
Bu süreçte alt bacaklardaki kas kasılmaları pompa görevini üstlenir ve elastik damar duvarları kanın kalbe dönmesini sağlar. Kan kalbe doğru akarken damarlardaki küçük valfler açılır ve kapanarak kanın geri doğru akmasını önler. Bu valflerin zayıf ya da hasarlı olması durumunda ise kanın geriye doğru akması ve damarda toplanıp damarların gerilmesine ya da bükülmesine neden olması riski vardır.

Varis Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?
Varis gelişmesi riskini artıran faktörlerin başında yaş alma gelir. Diğer bir deyişle yaşla birlikte varis gelişmesi riski de artar. Yaşlanma nedeniyle damarlardaki kan akışını düzenlemeye yardımcı olan kapakçıklar aşınıp yıpranır. Bu aşınma sonucu, valfler bir miktar kanın kalbe doğru akması yerine toplandığı damarlara geri akmasına izin verir.
Kadınlarda varis gelişmesi sıklığı erkeklere göre daha fazladır. Kadınlık hormonları damar duvarlarını gevşetmeye eğilimlidir. Bu nedenle; adet döneminden önce, hamilelik ya da menopoz döneminde yaşanan hormonal değişiklikler varis oluşumunu tetikleyebilir. Ayrıca, doğum kontrol hapları kullanımı da varis riskini artıran faktörler arasında sıralanabilir.
Hamilelik sırasında vücuttaki kan hacminin artması son derece olağan bir durumdur. Bu değişiklik, fetüsün büyümesini desteklemesine karşın bacaklardaki damarların genişlemesine de neden olabilir. Hamilelik esnasında hormonlarda meydana gelen değişiklikler, varis riskini artıran faktörler arasında ilk sıralarda gelir.
Fazla kilolu olmak, damarlara ek baskı uygulanmasına neden olan etkenlerdendir. Ayrıca uzun süre ayakta kalarak ya da oturarak aynı pozisyonu korumak, kan akışının yavaşlamasına ve varis oluşumu riskinin artmasına neden olabilir.
Varis Tanısı Nasıl Konulur?
Varisli damarların teşhis edilmesi için hastaya fiziki muayene yapılır. Damarlarda şişme olup olmadığının kontrolü için hasta ayakta dururken bacaklarının incelenmesi de bu sürece dahildir. Ayrıca, genellikle hastadan bacaklarındaki herhangi bir ağrının ya da semptomun tarif edilmesi istenebilir.
Damarlardaki valflerin normal çalışıp çalışmadığını ya da herhangi bir kan pıhtısı belirtisi olup olmadığını görmek için ultrason yöntemine başvurulabilir. Bu yöntem ile bacaklardaki damarlar görüntülenir.
Varis tedavisi için uygulanabilecek yöntemler farklılık gösterebilir. Genellikle hastaneden kalmayı ya da uzun bir iyileşme sürecini gerektirecek tedaviler söz konusu değildir. Daha az invaziv prosedürler kullanılarak hastanede yatış gerekmeden varisli damarlar tedavi edilebilir.
Fazla kilolardan kurtulmak, egzersiz yapmak, bacakları yüksekte tutmak, dar giysiler giymemek, uzun süre ayakta durmaktan ya da oturmaktan kaçınmak gibi yöntemler varis ağrılarının hafiflemesini sağlayabilir ve varis sorununun kötüleşmesini önleyebilir.
Tüm gün varis çorabı giymek ise genellikle diğer tedavi yöntemlerine başvurulmadan önce denenen bir yaklaşımdır. Varis çorapları bacakları sürekli olarak sıkarak damarların ve bacak kaslarının kanı daha verimli bir şekilde hareket ettirmesini sağlar.
Bu yöntemlerden yanıt alınamaması ya da varis sorununun ileri dereceli olması durumunda farklı tedavi yöntemlerine başvurulabilir. Bu yöntemlerden biri, skleroterapidir. Skleroterapi tedavisinde küçük ve orta boydaki varisli damarları kapatmak için köpük ya da solüsyon enjekte edilir. Varisli damarlar tedaviden birkaç hafta sonra solar. Aynı damara birden fazla enjeksiyon yapılması gerekebilen bu yöntem, doğru uygulandığı takdirde etkili sonuçlar sağlar.
